Migren ameliyatı, bilimin pek çok alanında olduğu gibi tesadüfen keşfedilmiştir. 90 lı yılların sonunda endoskopik alın ameliyatları sonrası hastaların kronik başağrılarının geçtiği anlaşılmış ve bu konuda araştırmalar yoğunlaşmıştır.

Migren ameliyatları ile ilgili daha detaylı bilgileri; kimler için uygundur, yaş sınırı var mıdır, iyileşme süreci nasıldır gibi merak edilen konuları web sayfamızda videolar bölümünde anlattım. Bu videoları dikkatli izlediğiniz taktirde pek çok temel bilgiyi öğrenebileceksiniz. Migren cerrahisinin yanısıra yine web sayfamızda periferik sinir cerrahisini ilgilendiren özellikle sinir sıkışmalarıyla örneğin bilek, dirsek, ayak bileği gibi vucudun nadir bölgelerine ait sinir sıkışması sendromları hakkında bilgiler bulacaksınız. Cerrahinin tedavi tekniklerinden olan endoskopik plastik cerrahi ve yapılan işlemler hakkında bilgiler ayrı başlık altında anlatılmıştır.

90 lı yılların sonunda yine botoksun da (onobotulinum toksin-A) ameliyat benzeri etkiler gösterdiği fark edilmiştir. Botoks mimik kaslarını gevşeterek etkisini gösterir; tıpkı endoskopik alın ameliyatında olduğu gibi kafa sinirlerine baskı uygulayan kasların “geçici süreyle” gevşetilmesi kronik dirençli migren hastalarına başarılı tedaviler sağlamıştır. FDA ‘in (amerikan gıda ve ilaç dairesi) botoksu 2010 yılında onaylamasının ardından bugün için “önleyici tedavide” yaygın olarak kullanılıyor.

Prensip olarak botoks ve migren cerrahisi benzer şekilde etki gösterirler. Aralarındaki fark botoksun etkisinin geçici olmasıdır ve bir sene içinde 3- 4 kez uygulatmanız gerekir. Aslında baktığınızda botoks, ameliyatın bir nevi doğrulaması veya ispatı gibidir. Bu sebeple, bazı hastalarda botoks testi ile hastanın şifa görüp görmeyeceğini anlamak mümkündür. Bu test estetik uygulamalardan farklıdır ve tanı amacıyla kullanılır.

Migren cerrahisi minimal invazif ve minimal travmatik koşullarda gerçekleştirilir. Bunun anlamı çok küçük kesilerden yapılan etkisi büyük bir ameliyat olmasıdır. Migren ameliyatı ilaçlar gibi yan etkisi olmayan anatomi ve fizyoloji ile uyumlu bir ameliyattır, bence 2000’li yılların en önemli keşifleri içindedir. Bu konuda dev adımlar atılmaktadır.

Tabiiki derdi çekmeyen migren hastasını ve kronik başağrılarını anlayamaz. Migren ameliyatı ile hastaya hayat kalitesini geri vermek kaybettiği yılları geri kazandırmak mümkün hale gelmiştir.

Migren ameliyatlarının en büyük avantajı çok küçük kesilerden hızlı iyileşme sağlamasıdır. Örneğin şakak ve alın migreni saç içinden endoskopik kamera ile yapılabilir. Aynı şekilde alın migreni üst gözkapağı kıvrımından yapılabilir ve bu bölge için %90 lara varan başarı oranları bildirilmektedir.

Özürlülüğün olmadığı ağrısız özgür ve mutlu günlerde buluşmak dileğiyle.